




PROSTAT HİPERPLAZİSİNDE NÖRALTERAPİ

Erkek dış cinsel organları ile ilgili spesifik salgı bezidir. Kestane şeklinde olup, urethra\'nın arka kısmına oturmuştur. Bu şekilde kanal ile sıkı bir komşuluk içindedir. Arkadan ise rectum ile komşuluğu vardır. Sağlam yapılı bir kapsül ile çevrilmiştir. Asıl yapısı içinde bol miktarda düz kas ihtiva eder. Salgılarını urethra\'ya akıtan, 20-25 adet bezin birleşmesi ile prostatın esas yapısı ortaya çıkar. Bunların yapmış oldukları salgı bazik reaksiyonda olup, ince akıcı bir sıvıdır.
Erkek dış cinsel organlarının spesifik bezleri içinde kabul edilen bir diğer yapı ise, glandula bulbourethralis adı verilen bezlerdir. Bunlara Cowper bezleri de denir. Yaklaşık 2-3 cm kadar olan çok ince kanalları ile, heriki bez urethra'nın başlangıç kısmına (pars prostatica urethra) ayrı ayrı açılırlar. Koyu ve alkali özellikte salgı yaparlar. Bu salgı, ejakulasyondan önce uretra'ya verilir ve böylece uretra mukozası üzerindeki idrar artıkların nötralizasyonu sağlanmış olur.
Benign prostat hiperplazisinde üretranın santral üçte birini çevreleyen dokunun küçük bir kısmında büyüme olur. 50 yaş üzerindeki erkeklerin yaklaşık olarak %60 benign prostat hiperplazisine rastlanmaktadır. Bu rakam hiçte küçümsenmeyecek derecededir. Yakınmalar ve semptomları obstrüktif ve irritatif olarak iki alt grupta toplamak mümkündür.
Prostat yönünde yakınmaları olan bir hastayı Nöralterapi ile tedavisine almadan önce hastanın ayrıntılı fizik muayenesi ile laboratuar incelemesi yapılmalı, malign yani kötü huylu hastalıklar açısında bir olay olup olmadığı incelenmeli,diğer hastalıklarla ayırıcı tanısının konulması gerekir.
Prostat hiperpalzisi ile ilgili yapılmış pek çok çalışmada, nöralterapinin etkinliği açıkça gösterilmiştir. Bu konuda Almanya’da artık standart protokollerde yer almaktadır. Ne yazık ki bu konuda elde edilmiş başarılı sonuçlar, hastalar ve hekim camiası tarafından henüz yeteri kadar bilinmemektedir.
Nöralterapi bir Regülasyon tedavisidir. Bedende hastalıklar ortaya çıkmadan önce bazı değişiklikler oluşur. Çoğu kez modern tıbbın açıklayamadığı ve hastanın kendi psikolojisi ile ilgili olduğu söylenen rahatsızlıkların temelinde, bedenin bozulmuş olan regülasyonu yatar. Nöralterapi terim olarak vücudun kendi nörovejetatif sistemini kullanarak işlev gören gören bir tedavi formunu ifade eder.
NÖRALTERAPİ VE TAMAMLAYICI TIP İLE TEDAVİSİ:
Ana yaklaşım kişiye özgün olmak zorundadır. Hastalığı ortaya çıkan risk faktörlerinin bulunup Proqunat, Reviqunat , Vegatest ve Pulsosilografik incelemenin yanı sıra bütüncül tıbbın ana yaklaşımı olan kişiye has bütün bir fizik muayene, dişlerin durumu, kişin yaşam şekli ve sosyal yaşamı göz önünde bulundurulur.
Detaylı bir anamenze eşlik eden incelmemler sonuç terapi kısmına başlanır. Kişiye özgün bir beslenme, bağırsak florasının durumu, hormal organların işlevselliği ve fonksiyonel durumu incelenir.
Bu bölgede mevcut olan bozucu alanların elimine edilmesi. Spiral varsa çıkartılması.
Uzun süre devam eden prostat hiperplazisi sendromu ve hormonal disfonksiyona bağlı olarak ortaya çıkan ve depresyon halinde durumunda hastanın pek çok trigger noktasının aktif hale geldiğini görüyoruz. Tüm tetkik noktaların ve araştırılıp terapiye dahil edilmesi gerekir. Kişinin psikolojisi ciddi bozulmuş olan hastalara kliniğimizde uygulanan kişiye özgün limbik sistem regülasyonu nöralterapi ile kombine edilmektedir.
Bozucu alan tedavisi: Prostat hipertrofisi durumuna neden olan diğer önemli bir durumda bedende bulunan bozucu alanlardır. Bozucu alanların yaratığı hormonal disfonksiyon dikkat çekicidir. Bozucu alanların önemli nedeni ağız, çene, dişler ve kafa bölgesindeki bozucu alanlardır bu nedenle diş ve çene bölgesindeki dikkatlice muayene edilip tüm bu bölgedeki nedbe dokuları, dişlerdeki bozucu alanlar mutlaka incelenmelidir. Diş çekimi nedeni ile oluşan nedbeler tedavi edilir, sinusler ve bademciklere enjeksiyonlar yapılır.
Ancak kronik yorgunluk ve dirençli uyku düzensizliğinde bağırsaklarda kilit bir rol oynamaktadır. Çünkü bağırsaklar immunsistem için çok önemli olduğu kadar aynı zamanda duygusal durumun regülasyonundan çok önemlidir. Uykusuzluk yaşayan insanların pek çoğunda duygusal depresiyonla birlikte içine kapanma ve kendini iyi ifade edememe durumuda olmaktadır. Bu bağlamda bakıldığından bağırsakların düzenlenmesi gerek nöralterapi açısından ve gerekse de bağırsak florasının düzenlenmesi terapinin başarısı için çok önemlidir.
Nöralterapi konusundan daha geniş ve bilimsel bilgi için yararlanacağınız kaynak ise Prof: Dr. Hüseyin Nazlıkul’un NÖRALTERAPİ KİTABIDIR.
Prof. Dr. Hüseyin NAZLIKUL (Almanya)
Tamamlayıcı Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı ( Almanya’dan)
Nöralterapi Derneği Başkanı
Dünyada Nöralterapi ve Tamamlayıcı Tıp Konusunda ki en büyük Ödül olan 2008 Huneke Ödülü sahibi
Bilimsel Tamamlayıcı Tıp Derneği II. Başkanı
Manuel Tıp Derneği II. Başkanı


