Nöralterapi Logo

Deutsch

ANASAYFAMAKALELERYÖNETİM KURULUEĞİTMENLER VE STATÜLERİHEKİM LİSTESİİLETİŞİM
Sayfa Sonuna GitGeri Git

BARNAT 4 SAYI

Barnat 4 sayı

Fibromiyalji Sendromu (FMS)

Nöralterapi açsısından yaklaşım:

 

Bu belirtilerin tamamı incelendiğinden temelde lenfatik dolaşım bozukluğu oluştuğu görülüyor. Fibromiyalji taplosundan hassas ve ağrılı olarak bulduğumuz noktaların çoğu lenfatik sisteme adalede parçalanmış artıkların sisteme dahil edildiği noktalar olmaktadır. Hastalran bedenleri asit baz açısından değerlendirildiğinde yoğun bir asit yapının olması dikkat çekmektedir.

 

Nöralterapi ve Vegetatif Sinirsisteminin önemi?

Nöral terapi terim olarak vücudun kendi nörovejetatif sistemini kullanarak işlev gören bir tedavi formunu ifade eder. 

Stimülüs transformasyonları ve bilgi değişiklikleri nörovejetatif sistemde yer almakta ve aşırı stimülüs enerjinin üretimin ve dağılımın engellemekte ve bozmaktadır. Lenfatik sistemin etrafını saran vejetatif sinir sisteminin regülasyonu FMS ana yaklaşım terzını oluşturmalıdır.

Bütün nöral terapötik metotlar ise ya bozulmuş dokuya enerji sağlamakta, ya da enerji bloklarını çözmektedir.

1928 yılında Dr. Ferdinand ve Dr. Walter Huneke, eklem araştırmaları ile ilgili bir yazılarını “Anestetiklerin Bilinmeyen Uzak Etkileri” başlığı altında yayınlamışlardır ve bu rastlantısal bulgularını bir tedavi metodu olarak geliştirmişlerdir.

Huneke’ye göre Nöral Terapi, çeşitli hastalıkların, özelliklede ağrının lokal anestezikler kullanılarak periferik ve vegetatif sinir sistemi yoluyla tedavisidir.Bu tedavi için prokain ve lidokain kullanılır.

Burada 4 ayrı tedavi şekli vardır:

  1. Lokal tedavi
  2. Segmental tedavi
  3. Ganglionlara yapılacak tedavi
  4. Bozucu alan tedavisi

Nöral Terapi bir regülasyon tedavisidir. Beden üzerinde belli noktalara veya alanlara Lokal Anesteziklerle bir uyarı gönderilir,bu uyarıya beden tarafından segmental veya segment üstü bir yanıt verilir.Bu yanıt bize hem teşhis koyma hem de tedavi etme konusunda yön verir. 

Bozucu alanların tedavisinde aşağıdaki şartlar dikkate alınmalıdır :

  1. Bedende bulunan bir bozucu alana lokal anestezik injeksiyonundan  sonra şikayetlerin kaybolması en az 20 saat sürmelidir.(dişlerde ise 8 saat )
  2. Her tedaviden sonra şikayetlerin giderek azalması gözlenmelidir.
  3. Yeterli sıklıkta tedaviden sonra hastalık iyileşmelidir.Hatta anatomik olarak ortadan kalkmalıdır.

Segment tedavisi segmentin bütün kısımlarının, segmentin içindeki önemli proseslere karşı, uniform bir bütün olarak rol oynaması ile ilgilidir. Stimulus sipnal kord yolu ile periferden, respectif segmentle asosiye olmuş organa ulaşır , ya da organdan spinal kord yolu ile diğer organa ulaşır.

Bütün nörovejetatif sistem fonksiyonları humoral, selüler, nerval ve hormonal düzenleyici mekanizmaların aralarındaki ayarlamalar sonucu sistemdeki reaksiyonlara katılımı ile ilişkilidir. Bu mekanizmaların sadece birinde oluşacak herhangi bir bozukluk bütün sistemin fonksiyonel düzensizliği ile sonuçlanacaktır. FMS de bozulan ana lenfatik sistemdeki disfonkiyon pek çok semtomun karışımına neden olan hastalığı ortaya çıkarması bu pencereden bakıldığından anlaşılıdır.

Yani hastalık yalnızca bir organı değil, bütün vücudu etkileyecektir. Lenfatik sistemdeki bir disfonkiyon veya triger noktasındaki staz sadace bulunduğu lokal yeri ve segmenti etkilemez uyarının kronikliğine göre tüm sistemi etkiler. Bozuk segmental dokuya lokal anestetik ile yapılan nöral terapi yalnızca patolojik refleks yolları kesmekle kalmaz, aynı zamanda bozuk hücre membranını doğru potansiyele repolarize ederek, vejetatif fonksiyonları normal hale getirmeye de yarar. Bir başka deyişle lenfatik sistem kaynaklı ortaya çıkmış olan komplek disfonksiyonunu regüle eder. 

Vücudun herhangi bir yerindeki önceden geçirilmiş veya halihazırdaki lokal irritasyon, patolojik bir saha (bozucu alan) haline gelebilir ve nörovejetatif sistemi bozarak diğer vücut fonksiyonlarının bazılarında da rahatsızlığa neden olabilir. Bu sahaya lokal anestetikle uygulanan nöral tedavi bu etkiyi azaltabilir ve semptomlarda ani bir düşüş gözlenebilir.

Yaşam sadece madde ile sınırlanmış değil, aynı zamanda enerji ile de bağlantılıdır. Bir zarın normal şartlarda, dinlenme durumunda dış tarafta pozitif, iç tarafında negatif yükü vardır. Bir uyarılma söz konusu olduğunda zarın sodyum iyonlarına olan geçirgenliği birden artınca sodyum iyonları o kadar ani ve hızlı olarak iç tarafa akarlar ki, dış ve iç yüzeyler arası potansiyel farkı yok olur ve hatta iç yüzde dış yüze oranla daha fazla bir pozitif yük toplanır ve bu halde normal dinlenim potansiyeli ortadan kalkar. Bu durumda potasyum iyonları hücreyi terk etmiş ve sodyum iyonları da hücre içine girmiş durumdadır. 

Normal şartlar altında depolarizasyonun oluşundan hemen sonra zarın porları sodyum iyonlarına karşı geçirgenliğini yeniden kaybeder. Bu durumda potasyum iyonları hücreye geri döner ve sodyum iyonları hücreyi terk eder ve hücre membranı tekrar impermeabl hale gelir. Böylece normal dinlenim potansiyeli geri gelmiştir

Kısacası nöralterapötik ajanın bir değer deyişle %1 procain veya %1 lidokain bozulmuş sahaya gelmesi ve içerdiği yüksek potansiyeli ile bozulmuş hücre membran potansiyelini repolarize etmesi, böylece stabilizasyonunu sağlaması, yalnızca nörovejetatif sistemdeki düzensizliği ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda nöral, humoral, selüler ve hormonal etkinliği de restore eder. 

FMS hastalar incelendiğinde iki ana sorun karşımıza çıkmaktadır. AĞRI ve UYKUSUZLUK.

 

Ağrı derinlemesine sorgulanıp incelendiğinde yukarda tanımlanmış olan trigger noktaların ağrılı ve hassas olduğu görülmektedir. Bu noktaların adale içinde yer alan lenfatik sisteme açılan kapılar olduğu görülecektir. Lenfatik sistemde akışkanlık bozulduğundan geriye doğru bir birikim meydana gelecekcektir. Normal koşularda toksik maddeler lenfatik sistem yoluyla atabilinmektedir. Ancak lenfatik sistemi bir ağ gibi saran sempatik sinir sistemindeki disfonksiyon burada ciddi bir staz meydana getirir. Bu stazı çözebilecek en önemli terapi mettoduysa Nöralterapidir. Çünkü sempatik disfonksiyonu regüle edebilecek önemli bir terapi şeklidir. Pek çok fiziktedavi uzmanınca veya ortopedistlerce yapılan lokal aneztesiz uygulaması nöralterapi değildir.

 

Uykusuzluk derinlenmesine incelendiğinde FMS kaynaklı oluşumundan hormonal disfonkisiyon olduğu görülecektir. Yukarda tanımlanmış olan stresin kortiyon üzerindeki etkisi ve uyanmak durumuna bağlı olarak değişen kortizol seviyesi ve melatonin düzeyinde ciddi değişiklikler olduğu tespit edilecektir. Laboratuar incelemerindeki bu disfonksiyonu ilaç tedavisinden daha çok hormon eksini başta olmak üzere organların yansıma ve head zonlarındakı disfonksiyonların regüle edilmesi kaliteli bir uykunun sağlanmasına neden olacaktır.

 

Nöralterapi ile ağrılı noktaların enjeksiyonu, triiger noktalarının uyarılması, sorunlu segmentın tedaviye dahil edilmesi, hastanın öyküsünden ve FM ve inspeksiyondan görülen bozucu alanların regüle edilmesi. Tabi ilk başta adler noktalarının hassas olup olmadığının incelenerek sorunlu olan bölgesinin veya alanın regüle edilmesi gerekmektedir.

 

Sadece triger noktaların yapılacak olan bir LA enjeksiyonu ile Nöralterapideki başarıyı elde etmek mümkün değildir. Çünkü sorunun kaynağı triger noktası değildir. Triger noktası lenfatik sistemden ortaya çıkan stazın sonucu olarak bir yansıma ağrısı oluşmaktadır. Bu bağlamda üstün köre yapılacak bir LA uygulanan hastanın şikayetlerinde gecici rahatlama sağlasada kalıcı çözüm olamakatadır. Yukarda söz konusu aktarmaya çalıştığım bu hastalığın temelinde lenfatik ve hormonal  disfonkiyonun regülasyonu yatmaktadır. Bu lokal ağrı noktaların yanı sıra bozucu alanların eliminasyonunu gerektirir. FMS başarıla olmabilmek ve kalıcı çözüm almak için NT olmazsa olmazlardandır.

 

 Dr. Hüseyin NAZLIKUL

 

www.huseyinnazlikul.com

Sayfa Başına GitGeri Git
0 (0)








Lütfen tüm alanları doldurun. Girdiğiniz bilgiler kesinlikle yayınlanmayacak, başka bir amaçla kullanılmayacaktır.



KARİPNETWORK